29 Kasım 2007

yalan

ne demek yalan soyleme
tabiki bu benim hakkim, (aynen boyle) kucuklugumden beri yalandan hikayeler dinliyorum.
yemek yemezsin aman yemegini ye yoksa igneci ablaya soylerim (o donem butun mahalledeki ablalar igneci)
yatagin altina girme toz canavari seni goturur.
yalniz disari cikma eskiciler alir.
denizde acilma girdap cikar ceker seni icine.
elma ye sacin uzar.
(soylenenler bununla sinirli degil ama benim hatirladiklarim bu kadar.)
sen bana boyle bir dunya kur, sonrada bana yalan soyleme de!
yok ya!

(img: pamah's)

sabah gülüşmesi


is yerinin kapisi ustume dustu!
tabi bu boylece soyleyince sakatlanmisim gibi anlasiliyor ama yok biseyim. aksine cok guldum. beni gorenlerde gulmekten bir turlu yardim edemediler, ben kapinin altinda onlar yanimda yatmis yerlere guluyoruz.
disardan bakinca sinir bozucu gorunuyoruzdur eminim. cunku cok gulen insanlar hep sert bakisli vatandasimizi kizdirmistir.
neyseki serin kanli bir arkadas gelip bizi bu komik durumdan kurtardi, sikici sabah sendromuna geri donduk. simdi masamda oturmus listeme bakiyorum bir taraftanda cok eskilerden asya dinliyorum.
icim simdiden coktu. yemeklerden sonra birer kapi dusmesi alsam fena olmaz.

27 Kasım 2007

desktop iftiharla sunar

masaustum beni dusunduruyor...
ne kadar cabuk aksam oldu ve ben ne kadar cok yogunum yada cok daginik vs...

seytomel

ister melek kadar iyi olsun kalbin; isterse seytan kadar kotu.

26 Kasım 2007

elma+Z work_ps

puff...

hala evdeyim,
hala sıkılıyorum,
bitsin artik bugun.
bu hizda yalniz kalmaya
devam edersem
butun calismalarimi
yayinlayacagim.
guzel bisey olsun
ve telefonum yada
kapim calsin,
superman gelsin.
(butun haklari saklidir.)

elma+Z work_illustrator

bu elmaze'nin "hafta sonu evdeyim ve sıkıntıdan ne yapacagimi sasirdim" isimli eseri dir. (üstelik butun haklari saklidir.)

25 Kasım 2007

hikaye+Z

secret'a gore evrenden ne isterseniz onu size verir, sadece istemek ve hayal etmek yeter. hayal ediyorum ver bunu bana evren!!!
(annem der ki: kopegin duasi kabul olsa gokten kemik yagardi.)

23 Kasım 2007

deyim

hevesi kursaginda kalmak
çokça başına gelen insanı, birşeyler için heveslenmekten alıkoyan durum... ki aslında korktuğu başına gelir insanın; ama korkularını da engelleyemez insan... garip bir kısır döngü:
bir şeyler kötü gidecek diye mi heveslenmez insan, ya da heveslendiği için mi bir şeyler kötü gider bilinmez...
where the wild roses grow

isim annesi+Z



tuhaf,
is icin konusma yaptigim sirada karsi taraftaki ses durup dururken gecen sene dogum yaptigini ve bebeginin ismini "özde" koydugunu soyledi. aaa.. ne guzelli.. cok sevindimli.. allah bagislasinli bir konusma yaptik. gorusme bitti, kapattik. aniden yuzumdeki gulumseme gitti.
ne yani simdi özde'ler cogaliyormu?
hani benim ozelim?
hem bana sordu mu ismimi verirken bebegine? kaprisim basladi.
(gercekten dusundum bunlari kiskancmiyim neyim?)

20 Kasım 2007

kargo+Z



ah benim erkan amcam. kargoyla taa ankara'lardan zahmet edip simdi dinledigim harika sarkilari gondermis. (tesekkuru bir borc bilirim) yazliktan babamin arkadasi olur zat-ı şahane. cok yeteneklidir resim konusunda. beni de bu islere bulastiranlardan biridir.
insanlar ne kadar vefalilar. bunu hatirlatacak biseyle karsilastigimda hep kendimi sorgulamisimdir.
bitti.

15 Kasım 2007

yarin cuma Komedi Dükkanı gunu (tavsiye)+Z


Tolga Çevik ve Salih Kalyon’un sunduğu, acayip komik bir program. dizilesmis hayatimiza itiraz gibi bisey.
siddetle tavsiye ediyorum.

Cuma 21:15, tv8

meteo'ya serzenis



meteoroloji umarim bu seferde (cogu zaman oldugu gibi) yaniliyorsundur.
beni utandirma:(

11 Kasım 2007

u+zun u+zun cumartesi

calisma saatlerimiz degisipte cumartesi gunleri tatil oldugundan beri benim icin bayram havasinda gecer. bugun cok yagmurlu bir bayram gecirdim. normal bir aracla ve normal bir gunde sadece 15-20 dakikada gidebilecegim yeri yagmur ve istanbullunun su "bir damlacik yagmurda arabama atlar gezerim" tripleri yuzunden 1,5 saatte kat ettim. ve nes-e icersinde bindigim minibusten sinir kupu olarak indim. akabinde o butun bayram havami kaybettim.
gidilecek yerlerin hepsini reddettim ve belgesel kanalinda japon muhendislerin ne kadar muthis binalar yaptigini uzun uzun anlatan o benim icin faydasiz belgeseli izledim..izledim..izledim.
bir ara kucuk emrahin filmine bakip vay be! dedim.
benim icin yere goge sigmayan, bir koca haftadir gormedigim adamin, benim yanimda su sırıl-sucuk cumartesi gununu 6. kattaki dairenin penceresinden romantik bir sekilde yagmuru izleyerek ve kahve yudumlayarak gecirmek yerine; ders gibi calisip itinayla isaretledigi iddaa kuponu kadar degerimin olmadigini ve ozlenmedigimi dusundum. (muthis bir cumle kurdum, muthis cunku bir solukta cikabiliyor hepsi)
nedense bu cumartesiler benim icin cook onemli ama butun dunya icin degil, belkide sadece benim icin onemlidir.

8 Kasım 2007

nerdeler+Z

herkes nerde? yani surekli takip ettigim blog yazarlari uzun zamandir vakit bulamamislar yada gitmisler. sanirim artik bununda MODAsi geciyor. simdi facebook in.

yazdan kalmalar









yazligimizin oldugu yer -çanakkale'nin güzide kıyısı- gozumde cennetten bir kattir. fakat her yaz oldugu gibi cennetteki suitte sadece 1 hafta gecirebildim:(
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...